Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Ekmek arası domalan mantarı [1 Haziran 2011'de güncellendi]

Ekmek arası domalan* mantarı**

*TDK--> Domalan: Asklı mantarlardan, toprak içinde yumru biçiminde yetişen, yenilebilen bir bitki, yer mantarı, keme, karakeme. http://www.tdkterim.gov.tr/ttas/?kategori=derlay&kelime=domalan

TDK--> Domalmak: (nsz) hlk. Dizler bükük, baş ileride, çömelmiş bir durum almak.  Güncel Türkçe Sözlük.
http://www.tdkterim.gov.tr/ttas/?kategori=derlay&kelime=domalmak

**Önemli not: Bilindiği kadarıyla domalan mantarının zehirli bir türü yok. Bununla beraber mantar toplama, mantarı iyi tanıyan kişilerin yardımıyla yapılmalıdır. Her mantar yenilebilir değildir, özellikle de çayırlarda ormanlarda toprak üstünde yetişen mantarların türünden emin olmadan kesinlikle yemeyiniz. Bu konuda daha önce yazdığım bir yazıyı da okuyabilirsiniz-->"Mayıslar dağlarında mantar avı"

Türkiye'nin tek mantar uzmanı olan Jilber Barutçiyan ile yapılan bir röportajı da şuradan okuyabilirsiniz: http://www.tarimfederasyonu.org/haber.asp?id=62



Topraktan çıkartırken

Bence adı "domaltan" olmalıydı. Çünkü bu mantarı ararken alınan şekil tam da Türk Dil Kurumu'nun tarif ettiği gibi. Zaten uzunca bir süre aradığınızda bel ağrısı çekmeniz çok olası. Çünkü saatlerce domala domala mantar aramak pek de ergonomik değil. Nereden biliyorsun diye sorulursa, "tecrübe" diyeceğim...

KüçükBahçem'de dikim zamanı (2011 sezonu)

Bu sene hava bir türlü ısınamadı, bu aralar (Haziran'ın 1'indeyiz) bile hemen hemen her gün yağmur yağıyor. Bu nedenle fidelerin toprağa kavuşması gecikti.

Aşağıdaki fotoğrafta, geçen seneki pembe domateslerimden almış olduğum tohumlardan çıkan fideleri görüyorsunuz. (Aynı tohumlardan Pembe Domates Ağı'ndan tohum isteyen pembe domates severlerine de göndermiştim, umarım onlarınkiler de çimlenmiştir.) İlk önceleri Ocak-Şubat ayı gibi evde mini seramda çimlendirmeye çalışmıştım (tıklayınız) Fakat nedense ev ortamında suni ışık ve ısıtma ile pek başarılı olamadım. Tohumdan çıkan filizler hızlı büyüyüp sonra da zayıf kalıp öldüler. Bir iki kez böyle denedikten sonra havaların biraz olsun ısınması ile dışarıya, KüçükBahçem'e çıkarttım viyolleri. Bu sefer tohumlardan çıkan filizler doğal güneş ışığı altında daha güçlü çıktılar ve çabucak yapraklandılar.

Bir hafta sonra da şu büyüklüğe ulaştılar:


Kapı önünde filizlenen çimler toprağa aktarılacak kadar olunca daha önceden hazırlamış olduğum (tıklayınız) KüçükBahçem'e diktim.

Toprağa aktarılabilecek kadar büyümüş ve köklenmiş bir fasulye çimi


Artık pembe domateslerimi, sırık domatesleri, biberleri, bir kaçtane de patlıcanı viyollerden toprağa aktardım. Hatta arada bir tane de geçen seneden kendiliğinden toprağa karışmış sırık cherry domatesi çıkarak bize sürpriz yaptı. Ben evde o kadar uğraşmama rağmen başarı oranım düşüktü ama doğal ortamında benim bir etkim olmadığı halde bir domates yolunu bulup çıkmış. Ne demiştik, "yaşam bir şekilde yolunu bulur."

Bu sene, geçen seneden çıkarmış olduğum dersler ışığında (Bakınız: "Küçük bahçemde bir yılın ardından..." başlıklı yazım) çimleri sık dikmedim. Sık olunca birbirlerini gölgeledikleri için verim düşük oluyor hem de aralarına girip toplaması zor.


Can suyunu OğulMonk'la birlikte verdikten sonra artık Allah'a emanet ettik. 

Daha toprağa aktarmadığım viyollerde sırasını bekleyen altın çileklerim de var. Biraz daha büyüsünler onları da toprağa vereceğim :) Burada fotoğrafı çektikten daha sonra diktiğim için görünmeyen 2 tane de peppino fidem var. Bu sene bir de peppinoyu deneyeceğim. Fidelerini İstanbul'da Mısır Çarşısı'nın hemen yanındaki tohumculardan aldım.

Ben KüçükBahçem'e 8-10 tane domates biber diktim diye seviniyorum köyüm Mayıslar'da geçen hafta sonu bir tarlaya yüzlerce belki de binlercesini diktik. (Diktik demek biraz haksızlık oldu farkındayım, ben sadece 30-40 tane diktim)


Allah tüm çiftçilerimize verimli hasatlar, sağlıklı ürünler ve bol kazançlar nasip etsin.

Hollanda'da çevre vergisi ile ilgili yaşanmış bir hikaye...

E-postama gelen yaşanmış bir hikaye...

Hollanda'lı görevli birkaç işlem yaptıktan sonra Türk'e

- "Kiraladığınız evin balkonunda çiçek yetiştirecek misiniz?" diye sorar.

- "Evet, çiçek merakım var,yetiştireceğim de bu soruyu niçin sordunuz onu anlamadım" der.Görevli memur

- "Eğer çiçek yetiştireceksiniz sizden çevre vergisi almayacağız, o nedenle sordum" deyince

- "Tamam da o evde çiçek yetiştirilip yetiştirilmediğini kontrol ediyor musunuz?" diye sorunca görevli

- "Hayır,öyle bir kontrol yok..." der.

- "Peki..." der yurdum insanı "'Çiçek yetiştireceğim' deyipte çiçek yetiştirmezse bu kişi o zaman ne olacak?"  diye sorunca görevli parmağı ağzında şaşkın gözlerle hayretler içerisinde yanıt verir.

- "Böyle bir şey şimdiye kadar hiç aklımıza gelmedi..."


Bu adamlar hakikaten pek saflar. Buna rağmen nasıl oluyorlar da bizden daha iyi şartlarda insan gibi yaşayabiliyorlar hiç anlamıyorum!!!

Çok olmuş...

Çok olmuş kırlarda dolaşmayalı...

Hayatın telaşlı akışına kapılmışım, ekmek kavgasına tutuşmuş, bitiremediğim öğrenciliğimin altı ay periyotlu kronik karın ağrısı hastalığına yakalanmışım ve şehrin karmaşasına kaptırmışım kendimi pek çoğunuz gibi. Sabah kalk kahvaltı yap, çocukları ve eşini öp, netbook çantanı al evden çık, arabana bin, çalıştır ve yola çık.

Yolda makas ata ata giden serseriye sinirlen, karşıdan karşıya sallana sallana geçen yayaya öfkelen. Bir de en sol şeritten aheste aheste giden kendisinin hızlı gittiğini zanneden acemi şoföre korna çal o sağa geçince sen de onu sollarken sağ omzunun üstünden ters ters bak nihayetinde işyerine ulaş.

Sabah işe gidiş yolunda en büyük sevincin mesaiye geç kaldığın halde park yerindeki ilk 3'e girmek olmuşsa sen de bendensin...


Çok olmuş kırlarda dolaşmayalı.

Bir hafta sonu bari olsun kaçtım şehrin gürültüsünden, atladım benim emektara bu sefer attım kendimi kırlara bayırlara. İlk göz ağrım, küçük arabam Yaris'im beni dağ tepe taşıdı tam 7 yıldır Türkiye'de nice yerlere. (Şşşt sakın söylemeyin ona bir 4x4 olmadığını). Bu sefer de Türkmentokat'ın bozkırlarına getirdi bizi.

Emektar otomobilim, mavi boncuk Yaris'im.

Solda görünen köy benim köyüm Türkmentokat, sağındaki ise çerkez köyü İmişehir

Köylerimde Bahar Şenlikleri-Türkmentokat ve Mayıslar

Mayıs ayına girmemizle birlikte, baharın gelişini kutlamak üzere çok eski Türk geleneklerinden birisi olan Hıdrellez şenlikleri birçok köyde gerçekleştirilmektedir. 8 Mayıs 2011 Pazar günü köyüm Türkmentokat’da ve 15 Mayıs 2011 Pazar günü de diğer köyüm Mayıslar’da yemekli şenlikler düzenlendi.

Türkmentokat'ta eski okulun bahçesinde yemek verildi.

Mayıslar'daki organizasyon daha düzenliydi. köyün girişinde hoşgeldin yazıları da bunun küçük bir göstergesi.
Dağ Küplü tarafından köye girerken.

Mayıslar’daki Bereket Şenliği Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile birlikte ortak düzenlendi. Şenliğe birçok köylümüzün yanı sıra civar köylerden ve hatta üniversiteden de birçok kişi katıldı. Halk oyunlarının da sergilendiği şenlikler aynı zamanda TRT tarafından da daha sonraki günlerde programlaştırılmak üzere kayda alındı.

Mayıslar köy meydanının panoramik görüntüsü. Resmi büyütmek için üzerine tıklayınız.

Şenlik öncesinde camide mevlit okundu. Mevlit sonrasında bereketli bir yaz sezonu geçirmek niyetiyle dualar edildi. Sonrasında da misafirlere yemek verildi.

Bu tür geleneklerimizin korunması çok güzel. Vesile olan, düzenleyen, maddi ve manevi destek veren herkesi tebrik ediyor Allah’tan çiftçilerimizin duasının kabul olmasını diliyorum. İnşallah verimli bir yıl olur, çiftçilerimiz emeklerinin karşılığını alabilir.

Esen kalın.

Sayfamdaki yazılar kaynak gösterilerek ve bu sayfanın adresi verilerek kullanılabilir.

Sayfamda bazı yazılarımda bahsetmiş olduğum yöntemler kendi öğrendiklerimi, denediklerimi paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Yapılan denemelerin sonuçları da yine burada paylaşılmaktadır. Tarif edilenlerin yanlış/eksik uygulanması, yazı dizilerinin tamamının okunmaması, vb herhangi bir nedenden dolayı istenmeyen sonuçlar elde edilmesi, beklenen sonucun elde edilememesi ve/veya karşılaşılabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamayacağımı bilgilerinize sunarım.

Kaynak belirterek ya da belirtmeden kullandığım yazılarımdan dolayı herhangi bir rahatsızlık duyan, haksızlığa uğradığını düşünen beni haberdar ettiği zaman ilgili yazıyı yeniden gözden geçireceğimi, şikayetinde haklıysa yazıda gerekli düzeltmeyi ivedilikle yapacağımı taahhüt ederim.
-=(RaideR)=-

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | ReviewSilo - Reviews for e-Shopping