Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
fide etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fide etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

...ve KüçükBahçem de 2014'e merhaba der!

Merhaba değerli okurlar, pek kıymetli dostlar. Uzun zamandır KüçükBahçem'le ve pek tabi www.KucukBahcem.net adresli blogumla ilgilenememiştim. Nedeni biraz tembellik biraz da akvaryum işlerine dalmış olmamdır. "Akvaryum"mu dedim? Aaa evet ben 1 seneyi aşkın bir süredir bu akvaryum balıkçılığı hobisine merak sardım. Bundan ne burada www.KucukBahcem.net'de ne de www.BabaMonk.com'da bahsetmemiştim değil mi? Belli mi olur belki yakında www.KucukDenizim.net gibi bir adresde de akvaryum işlerinden bahsederim. Bu da pek bir keyifli hobi, daha dün sabah balıklardan biri yavru döktü, ortalık onlarca yavru balık kaynıyor. Neyse ki anası bir yandan doğuruyor diğer yandan da kendi yavrularını yiyor da doğanın dengesi bozulmuyor! Ne acaip yahu; daha nereye, nasıl bir dünyaya geldiğini anlayamadan gözünü açtıktan 3-4 saniye sonra tekrar çıktığı vücuda dönmek ama bu sefer başka bir delikten...


Neyse biz dönelim bahçemize. Bu sene iklim bir garip olduğu ve bir türlü yaza giremediğimiz için, soğuklarda telef olmasın diye fideleri bahçeye dikmemiştim. Fideler bu sene de köyüm Mayıslar / Sarıcakaya'dan. Allah razı olsun akrabalarımızdan, bize de ayırmışlar bir kaç tane fide. Bu sene pek ilgilenemediğim için, kendim de tohumdan fide yetiştirmediğim için ne çıkarsa bahtımıza artık. Biberler de domatesler de ortaya karışık. Tam bir karışık salata olacak yani bu seneki mahsülümüz.

Hepi topu 9 metrekare olan bana göre devasa KüçükBahçem'i bir gayretle çapaladım. Sonra annemin de yardımıyla damlama tesisatını döşedim. Sabahtan ben bahçeyi çapalarken hava günlük güneşlikti fakat bir anda karardı. Çok yakında yağmurun yağacağı belli oldu. Bir an önce fideleri dikmek iyi olacaktı, acele ettik biz de bu yüzden. Bu sefer sıralamayı geçtiğimiz senelerdeki gibi paralel değil de dikine dikine yaptık. (Paralel yapılarla aramda ilgi kurmasınlar diye :) ) Zaten çok bir şey değil 6-7 kök patlıcan, 10-12 kök domates ve bir o kadar da biber diktim annemle birlikte. Bir kaç tane de geçen seneden yere düşenlerden kendiliğinden çıkan domates fidesi var. Yere düşüp de toprağa karışan tohumlardan fideler fışkırmış fakat 8-10 tanesi bir arada olduğu için zayıf kalmışlar. Onları ayıkladım, içlerinde en güçlü duranı bıraktım.
Ayrıca bir kenarda az biraz maydanoz, nane ve çit boyunca da çileklerim bulunuyor.


Tam son fideleri de toprağa verdikten pardon diktikten sonra yağmur da geliverdi can suyu niyetine, pek de iyi oldu.  (Çok iyi oldu çok da güzel iyi oldu tamam mı?)

İnşallah bu sene de KüçükBahçem'den domates, biber patlıcan toplamak nasip olur.

1 Haziran 2014 @ Eskişehir

KüçükBahçem'in sonu (mu acaba?)

KüçükBahçem'in sonu (mu acaba?)

(Yayınlama tarihi: 02 Mayıs 2012
Güncelleme tarihi: 08 Mayıs 2012)

Önünde KüçükBahçem'in bulunduğu evime tadilat gerekti. Dış cephe sıvaları, hızlı olsun diye baştan savma yapılması nedeniyle, 3-4 sene içinde dökülmeye başladı. Bu nedenle bir tadilata giriştik. Evin önce dış cephesindeki sıvası söküldü, izolasyon malzemesi (stroforlar) yeniden dübelle yerine tutturuldu, üstüne bir kat ince sıva, bir kat da dekoratif ve koruyucu sıva onun da üstüne boya...

Bu işlemler yapılırken KüçükBahçem de kendine düşen nasibini aldı. Fakat nasibine pek de iyi bir şeyler düşmedi. Neler mi; mesela sökülen sıva artıkları. Mesela yıkılan kısımlardan tuğla ve strofor parçaları, ytong. Mesela sıva, bir de boya...

Israrla KüçükSeram'ı sökmedim yerinden. Çünkü içinde bu sene KüçükBahçem'e dikilmek üzere yetiştirmeye çalıştığım tohumlarım vardı.


Ustalar yıktı,ben her akşam yeniden kurdum seramı. Çünkü tamamen kaldırsam KüçükBahçem'in o bölgesi de hafriyat altında kalacaktı. Ben temizledim onlar yeniden batırdı bahçemi ama yılmadım.



Bahçemin, zamanında bukaşi ile zenginleştirdiğim, organik gübrelerle desteklediğim, çapaladığım, tırmıkladığım bakımını yaptığım toprağı inşaat hafriyatı nedeniyle per perişan oldu. Kimyasal maddelerle kirlendi. Toprağın üst yüzeyin 3-4 santim derinliğe kadar taşlaştı.


Nihayet evdeki tadilat bitti. Artık sıra KüçükBahçem'i diriltmeye geldi. Şimdilerde gönüllü ırgatlarımla KüçükBahçem'i temizliyoruz.



Bizi izleyeme, okumaya takip etmeye devam ediniz. (Bu iş yukarıdaki ilgili kutuya e-posta adresinizi bırakırsanız daha kolay olur, benden söylemesi...)

------------------------------oOo------------------------------
8 Mayıs 2012'de eklenen kısım.

Yazımın ilk bölümünde evimin önündeki hepi topu 10-12 metrekarelik KüçükBahçem'in evimdeki tadilat nedeniyle bozulduğunu, kirlendiğini yazmıştım. Kirlenen, yapı kimyasalları nedeniyle de taşlaşan toprağın üstünü kazıyıp attım.

Bunu yaparken de dış destek almayı ihmal etmedim.
Kızım olmadan asla...

Kazıyarak attığım toprağın yerine Mayıslar'ın ardıç ormanlarının, çam ormanlarının zemininden ve çeşit olsun diye Türkmentokat'ın verimli tarlalarından bir kaç çuval toprak getirdim. Bu toprağa biraz da yanmış koyun gübresi ilave ettim.

Aman ormancı görme beni...
Bu arada KüçükSeram da görevini yerine getirdi ve seneye kadar emekliye ayrılmış oldu.

Çeşitli yerlerden getirdiğim toprağı bir güzel karıştırdım.Taşları, kalın bitki köklerini, gözüme takılan yabani otları ve tohumları ayıkladım. Bir iki gün bu şekilde dinlenmeye bıraktım toprağı. Amacım; varsa toprakta haşerat, börtü böcük; kendisi ve/veya yumurtası/larvası kaçsınlar, kuşlar tarafından ayıklansınlar.


Bir kaç gün sonra bahçemin yerleşimine göre tırmıklayarak tesviye ettim.

Çocuklarıma, toprakla oynayabilmeleri için küçük bir alan bırakmayı da ihmal etmeden şekil vermeye çalıştım.

İşte sonuç ortada. İlk fotoğrafla son fotoğrafı kıyasladığımızda epey fark var zannedersem. Birkaç güne kadar da KüçükSeram'da çimlendirdiğim tohumları toprağa aktarırım umarım. "KüçükBahçem Resurrection"

Bizi okumaya devam ediniz.



Tohumlar Toprağa - 2012 Sezonu [Son güncelleme: 8 Mayıs]

2012 bahçe sezonu herkese hayırlı ve bereketli olsun...


(İlk yazım tarihi: Nisan 2012
Son güncelleme: 8 Mayıs 2012 )


Sabırsızlıkla beklenen gün geldi. Saksılardaki toprağı döküp, tazeledim ve tohumları toprağa ektim.

Bu sene KüçükBahçem'de yetiştirmek istediğim sebzeler: Patates, pembe domates (Sakarı domatesi), yatak domates, patlıcan, gül biberi, kırmızı acı maraş biberi, kırmızı yağlık (kapya) biber, reyhan ve fesleğen, susak (süs su kabağı), salatalık, altın çilek ve patates.

Herhalde bu kadarı yeterli KüçükBahçem'e :) Zaten 2'şer kök olsa bahçede yer kalmaz.  (Bu kadar şey küçücük bahçede olur mu diyenler şuraya bakabilir --> Küçük bahçemde minik bir gezintiye var mısınız? Biz gönlü zengin bir insanız, olduğu kadar yeter bize...)

Domates - biber - patlıcan - susak
Saksıda reyhan ve fesleğen
Viyolde ise altın çilek, yatak domates ve salatalık (hıyar)

Saksılar ve viyol KüçükSeram'da
Saksıları ve viyolleri daha çabuk çimlenebilmesi için KüçükBahçem'deki KüçükSeram'a koydum. Seranın içi dışarıya göre daha sıcak ve nemli oluyor.

Fotoğraflarda görülmese de bir küçük saksıda da buğday çimlendirmeyi deniyorum. Malum, buğday çimi iyi bir anti kanserojen ve iyi bir C vitamini deposu.

Patateslerin yeri belli, onları sandıkta yetiştiriyorum. Bu sene de gelenek bozulmadı. Patatesi cücükleri eşit dağılacak şekilde ikiye bölüp toprağa öyle gömüyorum. Patates yetiştirmek için bütün bir patatesi gömmeye gerek yok. Üzerinde bolca sağlıklı ve diri cücük olduktan sonra kabuğu bile yeterli.


Bu sene de patatesler sandıkta yetişecek

Daha sonra KüçükBahçem'in ilk sulaması fotoğrafta da görüldüğü gibi OğulMonk tarafından resmen gerçekleştirildi. 


2012 bahçe sezonu herkese hayırlı ve bereketli olsun...


------------------------------------------oOo------------------------------------------

( 2 Mayıs 2012'de ilave edilen kısım)

Bir başka yazımda bahsettiğim bahsedeceğim gibi, bir yandan evimin tadilatı devam ederken bir yandan da seramın içindeki fideliklerimi ihmal etmedim. Elimiz erdikçe gerektikçe suladım. Çimlenen tohumlardan sıkışık olanları ayırıp viyollere aktardım.


Viyollerdeki tohumlardan ilk önce salatalıklar (hıyarlar) çıktı topraktan.


Ardından da pembe domateslerim, susaklarım ve biberlerim çimlenmişler. Saksının patlıcan bölümündekiler sizi yanıltmasın. Onlar toprakta kalmış olan akşam sefası tohumlarından çıkanlar.

Sandığa yarım yarım gömdüğüm patatesler de kafalarını çıkarıp güneşe bakmaya başladılar.



Tadilata, hafriyata aldırmadan fidelerimize yetiştirmeye devam ediyoruz. Seranın içinde bir fısfıs yardımıyla yağmurlama yöntemiyle suluyoruz fidelerimizi. Yuvarlak saksıdakiler de reyhan ve fesleğenlerim. Küçük kızım reyhan saksısına (öndeki) kürekle daldığı için biraz hasarımız var. O kadar da olacak artık...




------------------------------------------oOo------------------------------------------
( 8 Mayıs 2012'de ilave edilen kısım)

Tohumdan çıkan pembeler büyümeye devam ediyor. Bahçeye aktarılmasına çok az kaldı.Bu arada KüçükSeram da tamamen söküldü bulunduğu yerden. Portatif olduğu için sökmek kolay oldu.


Bu sene KüçükBahçem'in portföyünde sadece pembe domates yok elbet; salatalıklar, susaklar, gül biberi, acı maraş biberi, altın çilekler de büyümekte. Sırası geleni bahçeme aktaracağım.



------------------------------------------oOo------------------------------------------


KüçükBahçem'i okumaya devam ediniz.

Esen kalın; bol hasatlar dileğimle...

Nihayet geldi bahar KüçükBahçem'e [2012 sezon açılışı]


Kışa girerken, sonbaharın son günlerinde KüçükBahçem'deki domatesleri, biberleri ve patlıcanları söktükten sonra bahçe boş kalmasın diye küçük bir alana turp ve lahana tohumları serpmiştim. İlk fotoğrafta sağda görüldüğü gibi bol miktarda çimlenmişlerdi. Niyetim bunları çimlendikten sonra seyrekleştirmek, şaşırtmasını yapmaktı. Kısmen de yaptım, aralardan söktüğüm fidelerden bazılarını komşulara dağıttım. Fakat sanırım KüçükBahçem'i gözümde çok büyütmüşüm ya da lahanaları çok küçük görmüşüm ki yine de düşündüğüm kadar seyrelmemiş.


Zaten çok geçmedi KüçükBahçem'e ve dolayısı ile küçük seramın üstüne kar yağdı. Kar yağdı ve uzunca bir süre de kalkmadı.


...ve nihayet artık karlar eridi, bahçem gün yüzüne çıktı. Geçtiğimiz hafta sonu güneşli ve nipeten sıcak havayı fırsat bilip KüçükBahçem'de sezonu açtım.

2012 sezonunda ilk kazmayı, ilk çapayı vurdum toprağa. Fotoğraflardan da anlaşılabileceği gibi, sera görevini yerine getirmiş. O kadar kara, ayaza, haftalarca süren Eskişehir'in sıfırın altındaki soğuğuna rağmen seranın içindeki bitkiler hayatta kalmayı başarabilmişler, dışarıda kalanların tersine. Özellikle de pepinolar anında kurumuşlar ayazı donu görünce.


Sera işe yaramış, öyle ki seranın içindeki bitki örtüsü bile değişmiş. İçeriye aldığım saksılarda yayılıcı türden olduğunu sandığım bitkiler türemişler.


Seranın içindeki cherry turpları topladım. Çok sıkışık olmasına karşın yine de bana "turp yetiştirdim" diyebilecek kadar olmuşlar. (Tek rakibim yine kendimim. Şimdi buradaki misket kadar turbu gören turp üreticileri lütfen dalga geçmesin benimle). Buna karşın lahanalardan ürün alamadım doğal olarak. Bol bol yaprak var ama meyve verememişler. Belki de ben acele ettim, hepsini söktüm gitti. Yeni sezon için, çimlendirme yapabilmek için küçük seramı temizledim. Sadece naneler kaldılar bir kenarda.



Çapalarken elime geçen toprağın ücretsiz işçileri olan solucanları zayi etmeden yeniden toprağa bıraktım, onlar bize lazım...


İşlem tamamlandıktan sonra bir iki haftalığına nadasa bırakılmış olan seramın içini görüyorsunuz aşağıdaki fotoğrafta.


Çimlendirme faaliyetlerine başlıyorum pek yakında, takipçilerime gelişmeleri yien buradan aktaracağım.
Selam ve saygılarımla, sağlıcakla kalın...

Fısfıs kutusunda biber [12 Ağustos 2011'de güncellendi]

[27 Nisan 2011]
Pompası bozuk bir sulama spreyi vardı evde. Fısfıs da deniyor. İçine toprak doldurdum ağzından da 3-4 tane biber tohumu attım.Saksı tipi acı süs biberlerinden.


Geçen gün baktım bir tanesi çıkmış diğeri de yolda. Işığı gören geliyor misali...



[12 Ağustos 2011 tarihinde güncellendi]


Eğer büyürse hele bir de biber verirse ne güzel olur. O zaman fotoğraflarını yine burada yayınlarım.
Ahanda yayınladım...

Bizim biber büyüdü, kafasını fısfıs şişesinden uzattı, gelişti de biber bile verdi. Fakat, aşırı sulamadan dolayı kökleri çürüdüğü için maalesef ömrü fazla uzun olmadı. Keşke şişenin dibini delseymişim, suyun fazlası oradan akar giderdi...

Sağlıcakla kalın.

2010'un son bahçe biberleri

Bu hafta sonu bahçeyi tamamen temizledim. Bahçemde naneden başka dikili bir sebzem kalmadı. Sadece sandıktaki patatesler ve borudaki çileklerden direnen bir tanesi duruyor. Patatesler de bu hafta sonunu bekliyor gün yüzüne çıkmak için.

Bunlar bahçemden topladığım son ürünler.

Bahçeyi bozduk da peki kış boyunca boş mu duracak? Dediler ki kışlık marul dikilebilirmiş. Ne demiştik, "durmak yok yola devam". Viyollere kışlık marul tohumlarını ektim. Filizlenip biraz boy atınca toprağa aktaracağım. Olursa olur olmazsa sağlık olsun; hiç olmazsa denemiş olurum.



Aslında viyollerden önce bir peynir kutusuna biraz marul tohumu serpmiştim. Onlar da 4-5 gün içerisinde çıkmışlar ama birden boy atmışlardı. Güneş eksikliğinden olsa gerek çok hızlı büyüdüğü için gövdeleri zayıf kaldı. Açıkçası hoşuma gitmediği için yeniden, bu sefer viyole ektim. İnşallah bunlar benim küçük seramda daha iyi olurlar.

Hazır sera sezonuna geçmişken bir de şişen tabletlerde bir şeyler deneyeyim dedim.
Kuru tabletin ortasındaki çukurlara tohumları koydum. Bunlar mazı ve mavi ladin tohumları. Belki daha çabuk çıkacak bir tohum koysam daha iyi olabilirdi; neyse onlar başka bir zaman.
 Dibine su ilave ettim.
 4-5 dakika sonra, suyu emdikçe şişmeye başladılar.
 10 dakika kadar sonra bir hayli büyüdüler.

Artık suyu ememez hale geldiler. Bu durumdaki boyları fotoğraftan görülebilir. Kutunun içindeki 2 misket tanesi ise bir saksının dibinden denemek için aldığım hydroton. Suya olan tepkisini merak ettim.


Esen kalın.

Sayfamdaki yazılar kaynak gösterilerek ve bu sayfanın adresi verilerek kullanılabilir.

Sayfamda bazı yazılarımda bahsetmiş olduğum yöntemler kendi öğrendiklerimi, denediklerimi paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Yapılan denemelerin sonuçları da yine burada paylaşılmaktadır. Tarif edilenlerin yanlış/eksik uygulanması, yazı dizilerinin tamamının okunmaması, vb herhangi bir nedenden dolayı istenmeyen sonuçlar elde edilmesi, beklenen sonucun elde edilememesi ve/veya karşılaşılabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamayacağımı bilgilerinize sunarım.

Kaynak belirterek ya da belirtmeden kullandığım yazılarımdan dolayı herhangi bir rahatsızlık duyan, haksızlığa uğradığını düşünen beni haberdar ettiği zaman ilgili yazıyı yeniden gözden geçireceğimi, şikayetinde haklıysa yazıda gerekli düzeltmeyi ivedilikle yapacağımı taahhüt ederim.
-=(RaideR)=-

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | ReviewSilo - Reviews for e-Shopping