Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
süs biberi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
süs biberi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

KüçükBahçem'in seyir defteri; Ağustos'14

Kapımın önündeki minicik ama benim gözümdeki koskocaman KüçükBahçem'e 2014 sezonu fidelerini 1 Haziran'da toprağa vermiştik hatırlarsanız -> buraya tıklayın<- hatırlayın o halde.

O zamandan bu zamana bir hayli vakit geçti ve ben hiç bir gelişmeyi bloga aktar(a)madım. "Who Cares" diyebilirsiniz ama ola ki birinin umurundaysa diye benim umurumda olduğundan, KüçükBahçem'in son durumundan biraz bahsedeyim "care" edenlere.

Her gün biber topluyorum, ve hatta domates bile toplamaya başladım bu ara. Biliyorum biraz geç kaldım ama maalesef bu sene Eskişehir'in havası da bir acaip. O yüzden geç dikmiştim fideleri, dolayısıyla ürün de gecikti, ama dert değil zaten şu anda domatesin en pahalı olduğu dönem. O yüzden kendi bahçemdeki domatesleri şu anda yemek daha hesaplı geliyor bana.

Patlıcan da var yine ve her sene olduğu gibi  çok lezzetli. Bahçedeki domatesler karışık bu sene. Çeri de var, pembe de, oturak da. Biberler de çeşitli; kapya, kıl, saksı, süs, çarliston... Hepsinden birer ikişer kök, çok fazla değil. Ha 1 sandık da patates var, unutuyordum az daha...

Bu sene ilaveten İstiridye Mantarı (evet mantar), balkabağı ve limon var KüçükBahçem'in bu sene vizyona giren bölümünde. Onlardan ayrıca bahsedeceğim. Ama biz öncesine gidelim yani flashback yapalım biraz.

-=(0)=-

Öncelikle tohumlar fideye, fideler fidana/bitkiye dönüştü bahçemde.

Domatesler yeşerdi ve olgunlaşmaya başladı.

Biberler de iyi görünüyor


Büyüyen domatesleri askıya almak gerekiyordu ve öyle yaptım.

(Ara not: Fotoğraftaki sinek tuzaklarını farkettiniz mi? Ev yapımıdır, nasıl yapıldığını öğrenmek istiyorsanız buradan buyurun. Bu tuzaklar iyi hoş da yağmur yağınca doluyor; üstüne ufak bir şemsiye lazım ;)  )


Yaptık ama bahçe yine çingen çadırına benzedi.


Evet sevgili fanlar ve canlar bu işlemlerden 20-30 gün sonra kızaran domateslerin tadına bakmaya, biberleri de ilave ederek gün aşırı melemen yemeye başladık. Kendin yetiştirip, dalından da kendin koparıp yiyince pek bi datlı oluyo dememişmiydik.

Biberin küçük olduğuna bakmayın yarısını bile yiyemedim acıdan dolayı


--(0)--

Bir ara hava yine acaipleşmişti. Dolu bile yağdı. Benim KüçükBahçem'e de zarar verdi, balkabağının yaprakları delik deşik oldu. Yaprak önemli değil de fotoğraftaki kabak da zedelendi ve sonra da çürüdü. Çöpe atmak zorunda kaldım. Allah çiftçimizi yangın, dolu, sel gibi felaketlerden korusun.

Balkabağı küçücük bahçede kendine yer bulamayınca çitin üzerinden yola taştı.

Yakın çekim...
Hasar yakından daha belli oluyor değil mi?


Şimdilik haberler böyle.  Esen kalın, enseniz neden kalın?

Ö.Y. 2 Eylül 2014 @ Eskişehir








Patates Hasatı [29 Eylül 2010]

Bir hafta on gündür yurtdışındaydım. O yüzden bahçemle fazla ilgilenemedim ama aklımın bir köşesinde de her zaman bahçem vardı. Gelir gelmez küçük bahçemdeki beni bekleyen sebzeleri topladım.


Sanki pazar alışverişi yapmışım gibi topladığım 4 çeşit biber, domates, marul, numunelik tek bir fasulye  ve patatesleri masaya gördüğünüz şekilde koyup fotoğrafını çektim. (Şimdi bu yazıyı yazarken farkettim ki aslında patlıcan da vardı ama onu masaya koymayı unutmuşum.)

En çok da patatesleri merak ediyordum. Toprağın altında olduklarından, ne durumda olduklarını hatta yetişip yetişmediklerini bile bilmiyordum. İnsan görmeyince merak ediyor tabiki. 14 Eylül 2010 tarihinde küçük bir kazı yapmış ve 45 gram :) patates çıkartmış daha sonra da kazı çalışmalarına ara vermiştim. Merakla kazı çalışmalarına kaldığım yerden devam ettim.





Maalesef umduğumu bulamadım bahçenin bu bölümünden. Eee her kazı yapan define bulacak diye bir şey yok elbette. Toprağın içinde elime takılan çürümüş patateslerden anladığım kadarı ile, bazı takipçilerimin yorumlarında da belirttiği gibi galiba fazla derine dikmişim patates yumrularını. Ya da daha yumrular gelişemeden toprak atmışım üsterine.

Sonra sandıktaki patateslerime yöneldim büyük bir heyecanla.


Blogumu  takip edenler hatırlayacaktır. İlhamını şu adresteki yazıdan aldığım bir yöntemle sandıkta patates yetiştirmeyi deniyordum. Sezon başından beri merakla beklediğim an geldi artık dedim ve fazla dayanamayıp bir grup sandığı devirdim.
Devirmeden önce bitkiyi gövdesinden çekince gelen 2 adet patates yumrusu beni ne kadar sevindirdi tarif edemem. Amatör olta balıkçıları ne demek istediğimi çok iyi anlayacaktır. Aynen mantarın şıp şıp oynaması ve sonra da dibe batmasıyla sopayı kaldırırsınız da oltanın ucunda sallanan balığı görünce keyiften uçarsınız ya onun gibi bir şey işte. Anlatılmaz yaşanır....


Ben böyle patatesleri görünce iyice heyecanlandım ve devirdim sandıkları.

Amma ve lakin orta kattan hiç bir şey çıkmadı. Oltayı boşa çektim yani. Toprağı eşeledim eşeledim yok bir şey...


 Son bir umutla en alttaki sandıktaki toprağı da boşalttım.




Toprağı karıştırdım ve nihayet...

Patatesler göründüüüü! Çok fazla bir şey çıkmasa da sevindim elbette. Acaba kaçırdığım var mı diye tüm toprağı eşeledim;

eşeledim, eşeledim...

ama nafile. Hepsi bu kadarmış...

Yukarda gördüğünüz fotoğraftaki patatesler soldan sağa sırasıyla: En alttaki sandıktan çıkanlar, en üsttekinden yani bitkinin yapraklarının hemen altından çıkanlar ve en sağdakiler de bahçe tarafından çıkanlar.
Orta kattaki sandıktan hiç bir şey çıkmadı; en alt kat ile en üst kat arasındaki bağlantıyı sağlayan kalın gövdeden başka...


Benim bu durumdan anladığım; sanırım bitki büyüdükçe yaprakların üstüne toprak ilave etmekte biraz acele etmişim. Yani yapraklar biraz gelişecekti sonra toprak ilave edecektim. Ben ise yapraklar çıktıkça toprağı döktüm üstlerine. Garibanlar da boğulmamak için kafayı dışarı uzattı. Uzattı ama bu sefer de can havliyle patates yumrulamayı unuttu. Galiba bu nedenledir ki en altta, kök yumrunun yanında biraz patates yetişti bir de en üstte yaprakların hemen altında. Yüzeye en yakın olan patatesler daha iri ve daha canlı görünüyor. Suyun alt katlara fazla ulaşamamış olmasının da etkisi olabilir diye düşünüyorum.

Neyse yılmak yok, yola devam! Nihayetinde ben ziraat mühendisi değilim, bu işi çoktandır yapan bu işten ekmek yiyen bir çiftçi de değilim. Kendi halinde, hobi olarak bahçede bir şeyler yapmaya çalışan bir amatörüm. Önemli olan kendim bir şeyler yetiştirebilir miyim diye denemek, bir şeylerle uğraşmak ve bundan keyif alabilmekti. Yoksa amaç sadece patates yemek olsa marketlerde kilosu 1 TL bile değil...

Ben bu yolculukta vardığım yer kadar geçtiğim yollardan da büyük keyif aldım;  daha sonraki seneler için bir şeyler öğrendim. Mesela seneye 3 kat çıkmayacağım 2 kat yeter. Toprak atmakta ve patatesleri sökmekte acele etmeyeceğim.  Haa bu arada unutmadan 2 grup sandığım daha var  henüz devirmediğim. Bunları daha sonra, bitkinin yaprakları solup döküldükten sonra açacağım. O zamanki sonucu da burada paylaşacağım.

Şimdilik esen kalın...

Günlük mahsülüm

Hemen hemen her gün mahsul alıyorum küçük bahçemden; ama az ama çok. Dalından kopardığım, taze taze soframa koyduğum domatesin, biberin tadı bambaşka. Gerçek tatlarını alıyorum yediklerimin. Hele hanım, ayıptır söylemesi,  patlıcanla geçen gün bir karnıyarık yaptı amman amman, nefisti...

Günlük hasılat (muz marketten, araya karışmış)

İki gün ara verdikten sonra topladım, net 3820gram
Pembe domateslerin kokusu da tadı gibi bir başka oluyor.



Sayfamdaki yazılar kaynak gösterilerek ve bu sayfanın adresi verilerek kullanılabilir.

Sayfamda bazı yazılarımda bahsetmiş olduğum yöntemler kendi öğrendiklerimi, denediklerimi paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Yapılan denemelerin sonuçları da yine burada paylaşılmaktadır. Tarif edilenlerin yanlış/eksik uygulanması, yazı dizilerinin tamamının okunmaması, vb herhangi bir nedenden dolayı istenmeyen sonuçlar elde edilmesi, beklenen sonucun elde edilememesi ve/veya karşılaşılabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamayacağımı bilgilerinize sunarım.

Kaynak belirterek ya da belirtmeden kullandığım yazılarımdan dolayı herhangi bir rahatsızlık duyan, haksızlığa uğradığını düşünen beni haberdar ettiği zaman ilgili yazıyı yeniden gözden geçireceğimi, şikayetinde haklıysa yazıda gerekli düzeltmeyi ivedilikle yapacağımı taahhüt ederim.
-=(RaideR)=-

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | ReviewSilo - Reviews for e-Shopping