Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
sulama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sulama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

KüçükBahçem'de istiridye mantarı...

Bir sitede (www.indirdik.com) kendisi yetiştirmek isteyenler için hazır istiridye mantarı üretim seti satılıyordu. Ben kaçırır mıyım bu fırsatı, hemen verdim siparişi. Ertesi gün kapımdaydı 1 paket mantar kültürü.



Paketi açınca güzel de bir sürprizle karşılaştım, gelirken bile torbanın kenarından mantar fırlamış.


Mantar yetiştirmek için hazırlanan kompost, pastörize edilmiş ve zenginleştirilmiş saman ve mantar organizmaları entegre edilmiş misellerden oluşuyor. Sitede tarif edildiğine göre;

  • Bir çok mantar çeşidinde olduğu gibi istiridye mantarının da gelişmesi için bol ışığa  ve yüksek oranda neme (%75 - %90) ihtiyacı var.
  • Ortam sıcaklığı ortalama 20 derece olmalı.
  • Mantarın bulunduğu ortam sık sık havalandırılmalı.


Ben gelen paketi KüçükBahçe'de bir yere astım. Havalandırma, aydınlatma ve ısıtma problemim yok. Fakat kompostun ve poşetten çıkan mantarın nemli kalması gerekiyor. Poşedi her gün suladım ama bunun pek işe yaradığı söylenemez. Dolayısıyla verim düşük oldu, çıkan mantarlar da hemen kurudu...


An itibari ile poşet hala yerinde duruyor, bazen poşetin deldiğim yerlerinden bir mantar kafasını uzatıyor ama nemli bir ortam sağlayamadığımdan fazla büyüyemeden kuruyup gidiyor. Bir öğün çıkartacak kadar mantar elde edemedim. Hatta verdiğim parayla pazardan çok daha fazla mantar alabilirdim. Fakat konu parası değil zaten, kendim yetiştirmeyi denemiştim. Eh işte, "KüçükBahçem'de mantar da" besledim (yetiştirdim yerine besledim yazmak sanki daha uygun gibi) diyebilecek kadar bir şeyler yetiştirebildik hasbelkader...


Esen kalın.

Ö.Y. 28 Ağustos 2014 @ Esk.



KüçükBahçem'de 2013 sezonu açılışı


KüçükBahçem'e ilk fidelerimi 2010 yılı Haziran ayında dikmiştim.

Daha sonraki yıllarda da çoğunlukla kendim tohumdan yetiştirerek elde ettiğim fideleri diktim. Bu sene ise tohumla uğraşmadım. Çünkü Eskişehir'de tohumlardan fide elde etmek mevsim şartları nedeniyle kolay değil. Bir de buna göre bir düzenek, sera yapmak lazım. Onun yerine bu sene elimdeki tohumları Mayıslar'daki akrabalarımıza verdim. Onların yetiştirdiği fideleri aldım. Sakarya Vadisi'ndeki Mayıslar Köyü, mikro klima etkisi nedeniyle Eskişehir'e göre daha ılıman bir iklime sahip. Ayrıca oradakilerin işi zaten sebzecilik olduğu için işi bilen insanlar. Bu sene bu nedenle kendim uğraşmadım, hazır yetişmiş fideleri getirip diktim KüçükBahçem'e...

Önce bahçeyi çapaladım. Ardından da damlama sulama tesisatını yeniden yerleştirdim hepi topu 9 metrekarelik KüçükBahçem'e. Bu zor işte bizim ufaklıklar yardımcı olmasalardı n'apardım bilmem...


Standart olarak domates-biber-patlıcan üçlüsünden ortaya karışık bir düzenleme yaptım. Domateslerden oturak domates ve pembe domates ağırlıkta. Bir iki tane de çeri (sosyete, minik) domates var arada. Biberlerden ise çarliston (çarli de diyorlar), acı süs, kamber ve benim en çok sevdiğim jalepeno biberlerim var. Patlıcan ise tombullardan ve normal patlıcanlardan.

Bu sene hazır büyümüş fide dikmek suretiyle sezona 20-30 gün önceden girmiş oluyorum. Kendim tohumdan yetiştirmiş olsaydım bir ay kadar daha beklemem gerekecekti. Zaten Eskişehir'de yaz sezonu kısa sürüyor, hiç gereği yok vakit kaybetmenin. İnşallah hava sıcaklıkları aniden düşüş göstermez, hele hele Allah doludan korusun tüm çiftçileri...

Aşırı yağmurlar, ani soğuklar ve en kötüsü dolu yağışının bahçelere zararı olur ama hafif bir yağmur da fena olmaz hani. Hele bir de fideleri diktikten hemen sonra yağmışsa. Benim de KüçükBahçem'e can suyu oldu yağan yağmur.


Bakalım bu seneki hasılat ne kadar olacak KüçükBahçem'de? Gelişmeler yine burada...

...ilave 17 Mayıs 2013.....

Bu da damlama sisteminin çalıştığı bir andan enstantane...



ÖY 15.5.13 @ Eskişehir
güncelleme 20.5.13

İş yerimdeki KüçükBahçemiz, 2012 Yaz Sezonu

Damlama borusu ve su damlası
"Yerinde saymak bize yakışmaz. Zaten yerinde durmak diye bir şey yok dünyamızda, illaki hareket edersiniz. Bu hareket referansınıza göre ya ileriye ya da geriye doğrudur." diye konuyla ucundan accık alakalı bir girişten sonra gelelim işyerimizdeki KüçükBahçemiz'in 2012 yaz dönemi açılış hikayesine. Ama önce bir hatırlatma olsun diye: Geçtiğimiz yıl şöyle demiştik "FaceBook'da sanal olarak çiftçilik yapacağımıza birkaç arkadaş işyerimizdeki bahçenin bir kenarında doğal olarak bir şeyler yetiştirmeye çalışıyoruz" (Devamı için tıklayınız)


Bu sene ise "KüçükBahçemiz"i "KüçücükTarlamız" yapma yolunda yol katettik, yani kendi çapımızda yerimizde saymadık... KüçükBahçem'de damlama sulama yöntemini uyguladıktan sonra hızımızı alamayıp, işyerimizin geniş bahçesinde kendimize ayırdığımız bölümüne de damlama borusu çektik. (Ama öncesinde işyerimizin kadrolu bahçevanları Nafiz Dayı'ya ve Hasan Usta'ya teşekkürü bir borç biliriz. Eksik olmasınlar bize ayrılan bölümü çapaladılar, gübre ilave edip bir kez daha çapaladılar. Ekime hazır hale getirdiler, bize pek bir iş bırakmadılar.)

İşlem öncesi bahçenin durumu

Küçük bir keşiften sonra, damlama borularını bir ana boruya saplamak suretiyle dikine dikine uzatmaya karar verdik. El birliği ile birbirine paralel 9 hat çektik.

Heyecanla bahçeyi hazırlıyoruz
Damlama boruları neredeyse hazır



Tesisatı tamamladıktan sonra çeşmemizi açarak ilk testimizi yaptık. Hiç de fena değil sonuç. Fotoğrafta da görüleceği gibi salma sulamadakinin aksine su sadece damlalıkların olduğu yerlere veriliyor. Bu sayede su israfı olmuyor. Aşırı sulama nedeniyle mineral kaybı, aşırı buharlaşma,  toprağın üstünün kaymaklanması, köklerin açılması gibi sorunlar da yaşanmıyor. Gereksiz yere her yer sulanmadığı için de yabani otların beslenmesi ve dolayısı ile büyüyüp yayılması da engelleniyor.
Su sadece damlalıklardan veriliyor toprağa

Tesisatın test edilip toprağın da nemlendirilmesinden sonra ertesi gün boru üzerindeki deliklere göre çimlerimizi diktik yine elbirliği ile. 8 sıra boru boyunca domates (pembe, oturak ve çeri), biber (çarliston, jalepeno, kamber, tatlı kıl, demre), patlıcan (tombul, uzun), salatalık diktik. Çit boyunca da susaklarımızı diktik ki bunlar da çitlere sarılabilsinler. Borunun artan bölümünü de bahçenin aşağı ucuna doğru uzattık. Buralara da büyük yapraklı olupda çok yayıldığı için kabak (balkabağı, kızartmalık sakız kabağı) ve ayçekirdeği ile mısır diktik. Bir yandan da "3 kardeş / three sisters" deneyeceğiz bu sene. Toplamda 190 - 200 kök sebzemiz var işyerimizdeki bahçemizde.

Önce pembe domateslerimizi diktik

Biz fide dikimini bitirir bitirmez kısa bir yaz yağmuru yağdı, iyi de oldu. Bu sayede toprağın üstü de nemlenmiş oldu. Bir miktar daha can suyu oldu bizim fidelere.
Gelen yaz yağmuru can suyu oldu


Şimdi bize sadece, günde bir defa 2-3 saatliğine çeşmeyi açmak kalıyor. Su ağır ağır, damlaya damlaya veriliyor bitkilerin köklerine doğru. Aslında bu iş biraz tembel işi oldu. Şimdilik bahçemizde yapacak pek bir işimiz yok. Bu nedenle öğle yemeğinden sonra çayımızı alıp bahçemizi seyrediyoruz sadece. Bu aralar her akşam yağan "Kırkikindi Yağışları" bitip de güneş toprağı ısıtmaya başladı mıydı bize biraz iş çıkar. Aralarda çıkacak yabani otları temizleriz, domateslerin koltuk altı traşını yapar (koltuk alma) sürgünlerini alırız. İnşallah bir-iki aya kadar da günlük yetişen ürünlerimizi toplarız.

Damla damla da olsa suyu iyice alınca toprak gayet iyi ve verimli bir şekilde sulanmış oluyor.
Burada daha net görülebiliyor damlamanın etkisi

Tüm toprak ağır ağır ama derinlemesine iyice sulanmış 

Bahçemizin işyerimdeki ofisimden bakınca görünümü. Arada bir dönüp bakınca bile içime bir ferahlık geliyor bu küçücük bahçe sayesinde. Bir de tarla tokat olsaymış ben de demekki zevkten gidermişim...


Ofisimdeki kübiğimden bahçenin görünümü
(Arka plandaki YHT (Yüksek Hızlı Treni farkeden parmak kaldırsın)








.

KüçükBahçem'de Damlama Sulama

KüçükBahçem'de Damlama Sulama

Evdeki tadilat nedeniyle perişan olan KüçükBahçem'in elden geçirilerek yeniden canlandırılması sonrasında hazır elimiz deymişken, oldu olacak bir de damlama sulama tesisatı döşeyeyim dedim.


Hepi topu 9-10m2 olan KüçükBahçem için 25m kadar damlama borusu yeterli oldu. Kullandığım borunun delik aralıkları 33 cm. Aşağıdaki fotoğrafta görüldüğü şekliyle boruyu bahçeye döşedim. Kıvrım yerleri sabit kalsın ve toprağın üstünde kabarmasın diye yine boruyu aldığım yerden temin ettiğim kazıklarla sabitledim. Marul, maydanoz olan bölgede boruya T aparatı takarak ikinci bir kısa hat çektim. İki ucu da kör tapa ile sonlandırdım.


Bir kaç gün sonra da damlama yerlerine denk gelecek şekilde pembe domatesleri, oturak domatesleri, biberleri, patlıcanları ve de salatalıkları diktim. Damlama sistemi sayesinde bahçede karık açmaya da gerek kalmadı. Artık sulama yapmak daha da kolaylaştı. Çeşmeyi çeyrek açmam yeterli oluyor. Suyu az açtığım için de damlaya damlaya göl olmuyor aksine sadece benim diktiğim bitkiler yeterince suya kavuşmuş oluyor. Pembeler ve oturaklar yayılan türler olduğundan dikim aralıkları çok sık olmuş olabilir. Önümüzdeki günlerde duruma göre belki de aralarından birer tane eksiltmem gerekecek, göreceğiz...


Fotoğrafta saksıda görülenler iri yapraklı nefis kokulu fesleğenlerim. Hem kokusundan hem de salataya katmak suretiyle kendisinden yararlanıyoruz. Çöpe atılmak üzereyken kurtardığım saksılara aşıladım. İsteyen konu komşuya, eşe dosta birer tane vereceğim.

Bol hasatlar dileğimle...



Tohumlar Toprağa - 2012 Sezonu [Son güncelleme: 8 Mayıs]

2012 bahçe sezonu herkese hayırlı ve bereketli olsun...


(İlk yazım tarihi: Nisan 2012
Son güncelleme: 8 Mayıs 2012 )


Sabırsızlıkla beklenen gün geldi. Saksılardaki toprağı döküp, tazeledim ve tohumları toprağa ektim.

Bu sene KüçükBahçem'de yetiştirmek istediğim sebzeler: Patates, pembe domates (Sakarı domatesi), yatak domates, patlıcan, gül biberi, kırmızı acı maraş biberi, kırmızı yağlık (kapya) biber, reyhan ve fesleğen, susak (süs su kabağı), salatalık, altın çilek ve patates.

Herhalde bu kadarı yeterli KüçükBahçem'e :) Zaten 2'şer kök olsa bahçede yer kalmaz.  (Bu kadar şey küçücük bahçede olur mu diyenler şuraya bakabilir --> Küçük bahçemde minik bir gezintiye var mısınız? Biz gönlü zengin bir insanız, olduğu kadar yeter bize...)

Domates - biber - patlıcan - susak
Saksıda reyhan ve fesleğen
Viyolde ise altın çilek, yatak domates ve salatalık (hıyar)

Saksılar ve viyol KüçükSeram'da
Saksıları ve viyolleri daha çabuk çimlenebilmesi için KüçükBahçem'deki KüçükSeram'a koydum. Seranın içi dışarıya göre daha sıcak ve nemli oluyor.

Fotoğraflarda görülmese de bir küçük saksıda da buğday çimlendirmeyi deniyorum. Malum, buğday çimi iyi bir anti kanserojen ve iyi bir C vitamini deposu.

Patateslerin yeri belli, onları sandıkta yetiştiriyorum. Bu sene de gelenek bozulmadı. Patatesi cücükleri eşit dağılacak şekilde ikiye bölüp toprağa öyle gömüyorum. Patates yetiştirmek için bütün bir patatesi gömmeye gerek yok. Üzerinde bolca sağlıklı ve diri cücük olduktan sonra kabuğu bile yeterli.


Bu sene de patatesler sandıkta yetişecek

Daha sonra KüçükBahçem'in ilk sulaması fotoğrafta da görüldüğü gibi OğulMonk tarafından resmen gerçekleştirildi. 


2012 bahçe sezonu herkese hayırlı ve bereketli olsun...


------------------------------------------oOo------------------------------------------

( 2 Mayıs 2012'de ilave edilen kısım)

Bir başka yazımda bahsettiğim bahsedeceğim gibi, bir yandan evimin tadilatı devam ederken bir yandan da seramın içindeki fideliklerimi ihmal etmedim. Elimiz erdikçe gerektikçe suladım. Çimlenen tohumlardan sıkışık olanları ayırıp viyollere aktardım.


Viyollerdeki tohumlardan ilk önce salatalıklar (hıyarlar) çıktı topraktan.


Ardından da pembe domateslerim, susaklarım ve biberlerim çimlenmişler. Saksının patlıcan bölümündekiler sizi yanıltmasın. Onlar toprakta kalmış olan akşam sefası tohumlarından çıkanlar.

Sandığa yarım yarım gömdüğüm patatesler de kafalarını çıkarıp güneşe bakmaya başladılar.



Tadilata, hafriyata aldırmadan fidelerimize yetiştirmeye devam ediyoruz. Seranın içinde bir fısfıs yardımıyla yağmurlama yöntemiyle suluyoruz fidelerimizi. Yuvarlak saksıdakiler de reyhan ve fesleğenlerim. Küçük kızım reyhan saksısına (öndeki) kürekle daldığı için biraz hasarımız var. O kadar da olacak artık...




------------------------------------------oOo------------------------------------------
( 8 Mayıs 2012'de ilave edilen kısım)

Tohumdan çıkan pembeler büyümeye devam ediyor. Bahçeye aktarılmasına çok az kaldı.Bu arada KüçükSeram da tamamen söküldü bulunduğu yerden. Portatif olduğu için sökmek kolay oldu.


Bu sene KüçükBahçem'in portföyünde sadece pembe domates yok elbet; salatalıklar, susaklar, gül biberi, acı maraş biberi, altın çilekler de büyümekte. Sırası geleni bahçeme aktaracağım.



------------------------------------------oOo------------------------------------------


KüçükBahçem'i okumaya devam ediniz.

Esen kalın; bol hasatlar dileğimle...

Fısfıs kutusunda biber [12 Ağustos 2011'de güncellendi]

[27 Nisan 2011]
Pompası bozuk bir sulama spreyi vardı evde. Fısfıs da deniyor. İçine toprak doldurdum ağzından da 3-4 tane biber tohumu attım.Saksı tipi acı süs biberlerinden.


Geçen gün baktım bir tanesi çıkmış diğeri de yolda. Işığı gören geliyor misali...



[12 Ağustos 2011 tarihinde güncellendi]


Eğer büyürse hele bir de biber verirse ne güzel olur. O zaman fotoğraflarını yine burada yayınlarım.
Ahanda yayınladım...

Bizim biber büyüdü, kafasını fısfıs şişesinden uzattı, gelişti de biber bile verdi. Fakat, aşırı sulamadan dolayı kökleri çürüdüğü için maalesef ömrü fazla uzun olmadı. Keşke şişenin dibini delseymişim, suyun fazlası oradan akar giderdi...

Sağlıcakla kalın.

İşyerindeki KüçükBahçem'iz

Asıl işi elektronik sanayi ve ticareti olan çalışmakta olduğum firmada bazı "köklü" değişikliklere gidiyoruz. Mesela önümüzdeki dönemde çok önem kazanacak olan iyi tarım uygulamalarına el atarak "köklü" ürünler üretiyoruz; domates, biber, peppino, altın kiraz, patlıcan, salatalık, fasulye gibi...

Aslına bakarsanız bu, şirketin kurumsal stratejisi değil; bir ArGe'ci olarak benim ve bir kaç gönüllü iş arkadaşımın fikri. Öğlen yemek arasını değerlendirmek üzere yaptığımız bir uğraşı. Geçen sene (Bknz.: "Bizim şirketin bahçesinden 2 - hasat zamanı" başlıklı yazı dizisi.) bir çay molasında laflarken ortaya attığımız fikri bu sene daha da geniş katılım ve daha da geniş arazi ile büyüttük. En verimli tarım arazileri üzerine kurulu "Türkiye'nin En Çevreci Organize Sanayi Bölgesi"ndeki işyerimizin bahçesinde şu an itibari ile domates (pembe domates, cherry-çeri, sırık, oturak), biber, peppino, altın kiraz (altın çilek, inka eriği, yer kirazı, cape bektaşı üzümü, güveyfeneri, goldenberry, physalis peruviana, poha; oha yani ne kadar da çok adı varmış...), patlıcan, sırık salatalık, fasulye, su kabağı (süs kabağı, susak) gibi bitkilerimiz mevcut.

Takvimin kopmamış sayfasında 17 Mayıs 2011 yazarken, ilk önce toprağımızı çapalayıp kabarttık, gübreyle birlikte alt-üst ettik. (Aslında daha öncesinde zirai danışmanımız, tecrübeli bahçevanımız Nafiz Dayı'dan yer istedik. O da bize burayı tahsis etti. Toprağı hiç fena olmamakla birlikte oldukça da geniş bir alan)


tesviyesini yaptık, su akışına göre seviyesini ayarladık.

Otomatik Sulama Sistemli Saksımın Son Durumu

Blog tutmaya başladığım dönemdeki ilk yazılarımdan birisi de "Otomatik Sulama Sistemli Saksı Yapımı"ydı. 3 bölüm halinde yazmıştım:

Bu saksıda perlit içerisinde domates, biber yetiştirmeyi denemiştim. Fide haline getirebilmiş sonra da bahçeye aktarmıştım.






Hatta patlıcan fidesi dikmiş, 1 adet patlıcan bile almıştım.




 Pardon, OğulMonk almıştı...

Saksı bir kış ve bir yaz sezonu atlattı. Bakıma alma zamanı gelmişti. Ve emektarın son durumu:



Silikonla yapıştırdığım yerler kalkmıştı. Patlıcanın kökleri tel örgüye sıkı sıkı tutunmuş, ben de patlıcanı köklediğimde tel örgünün silikonla yapışmış olan yerleri sökülmüştü.


Saksının içindeki tüm parçaları söktüm, sulama hortumunu da kesip attım. Saksı anadan doğduğu gün gibi çıplak kaldı.

Şimdi marul çimlendiriyorum, fide haline gelince 2-3 tanesini bu saksıya alacağım yine. Fakat bu sefer perlit değil hydroton kullanacağım. Bir de bu yöntemi deneyelim.

Aklıma gelmişken şurada ve şurada güzel örnekler var.

Sağlıcakla kalın.

İlgili linkler:


Bölüm 1 Otomatik Sulama Sistemli Saksı Yapımı - Topraksız Tarım
Bölüm 2 Otomatik Sulama Sistemli Saksı Yapımı - Topraksız Tarım
Bölüm 3 Otomatik Sulama Sistemli Saksı Yapımı - Topraksız Tarım - SON
Buradasınız -->  Otomatik Sulama Sistemli Saksımın Son Durumu


Küçük bahçem...

.
Sıraevler’deki yeni evimizin önünde küçücük bir bahçemiz var. Bir tarafını  çiçeklik olarak bıraktık diğer tarafta ise bir şeyler yetiştirelim diye uğraşıyoruz. Aslında önceki evimde de bahçe vardı ama nedense hiç ilgimi çekmemişti bir şeyler yetiştirmek, toprakla uğraşmak. Gerçi annem bir şeyler yapıyordu ama ben sofradaki haliyle ilgileniyordum sadece.

Evimizin önündeki iki küçük bahçe

Mayıslardaki bahçede ise toplamda 40 kadar ceviz ve zeytin fidanlarım var. Annem geçen sene fidanların arasına biraz domates, biber, kavun, karpuz ekmiş. Ne sulamasıyla ne de çapasıyla fazla ilgilenemedik; 3-4 haftada bir gidip su verdik ama buna rağmen geçen sene epey mahsul aldık kendi çapımızda.  Bir bu nedenle bir de bir arkadaşımın iş yerinde saksıda perlit içinde domates yetiştirmesi ile “neden olmasın?” diyerek ben de giriştim bu işlere.

İlk önce bol bol okudum ilgili siteleri. Kimisi kişisel sayfalar kimisi forumlar olmak üzere gerçekten de güzel ve faydalı bilgilerin paylaşıldığı çok güzel siteler var. Bazılarının linklerini bu blogda da bulabilirsiniz. Bu siteleri, forumda yazılanları okudum; çok şey öğrendim buralardan. Şimdi de uygulamasını yapmaya çalışıyorum. İnsanın doğasında var demek ki bahçeyle, toprakla uğraşmak. Her akşam eve gidince bahçeyi sulamak, yabani otları ayıklamak; bitkilerin gözümün önünde gün be gün büyüdüğünü görmek sonunda da kendi yetiştirdiğin bir şeyin tadına bakmak inanılmaz keyifliymiş…

Ekim-Kasım gibi bahçedeki toprağı iyice altüst etmiş, ayrık otlarını, yabani bitkileri temizlemiş, toprağa karışmış olan inşaat artıklarını, çöpleri, iri taşları ayıklamıştım.  Biraz da yanmış koyun gübresi döküp iyice karıştırmıştım. Üzerinden kış geçince toprak iyice dinlendi, tazelendi.

Kıştan itibaren evimdeki mini serada domates, biber tohumlarını çimlendirme başladım. Havalar ve toprak ısınmaya başlar başlamaz fideleri bahçeye aktardım.  İtiraf edeyim aşırı ilgi nedeniyle ya suyu ya da gübreyi fazla vermekten biraz da oğulmonk’un “-Anne bak sana çiçek topladım” diye ikide bir fideleri koparmasından dolayı fidelerimin çok azı hayatta kaldı;  çok azını bahçeye aktarabildim. 

Yapay ışık altındaki seram

Viyole yaptığım şaşırtma işlemi

Neyse ki yardımımıza Mayıslar’daki akrabalarımız yetişti.  Köyden getirdiğim pembe domates (çaltı), cherry domatesleri, birkaç değişik tip biberleri, evde büyüttüklerimden sağ kalmayı başarabilen ithal cins biberleri bahçeme diktim. Şansızlık olacak ya ertesi gün hava birden bire soğudu. Fideler bayıldı gitti. Neyse on gün kadar sonra domatesler kendine geldi fakat biberlerin çoğunu kaybettik. Onların yerine de pazardan tanesi 25 kuruştan fide alıp diktim.

Mayıslar'da bir sera içinde binlerce fide

Nadasa bırakmış olduğum bahçe

Fideleri dikmek ve sulama için karıkları açtık

Fideleri diktik

Can suyunu verdik
Şimdi –ilgiyi abartmadan- suluyoruz akşamları oğlumuzla. Fena gitmiyorlar, inşallah dalında meyvelerini de göreceğiz.

OğulMonk bahçeyi suluyor.

Dalından koparıp beraberce yemek dileğiyle, esen kalın...


.

Sayfamdaki yazılar kaynak gösterilerek ve bu sayfanın adresi verilerek kullanılabilir.

Sayfamda bazı yazılarımda bahsetmiş olduğum yöntemler kendi öğrendiklerimi, denediklerimi paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Yapılan denemelerin sonuçları da yine burada paylaşılmaktadır. Tarif edilenlerin yanlış/eksik uygulanması, yazı dizilerinin tamamının okunmaması, vb herhangi bir nedenden dolayı istenmeyen sonuçlar elde edilmesi, beklenen sonucun elde edilememesi ve/veya karşılaşılabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamayacağımı bilgilerinize sunarım.

Kaynak belirterek ya da belirtmeden kullandığım yazılarımdan dolayı herhangi bir rahatsızlık duyan, haksızlığa uğradığını düşünen beni haberdar ettiği zaman ilgili yazıyı yeniden gözden geçireceğimi, şikayetinde haklıysa yazıda gerekli düzeltmeyi ivedilikle yapacağımı taahhüt ederim.
-=(RaideR)=-

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | ReviewSilo - Reviews for e-Shopping