
10/09/2013 12:04:00 ÖS

babamonk
Henüz yorum yapılmamış
Ağustos ayında bir haber vardı ve hatta ben onu
Facebook'daki KüçükBahçem sayfamda paylaşmıştım. Şöyle diyordu;
350 KİLO AĞIRLIĞINDA BAL KABAKLARI YETİŞTİRDİ
Sakarya'da kuyumcu Fadıl Uzak, Akyazı İlçesi'nde bulunan çiftliğindeki tarlada ABD'den getirdiği tohumla en büyüğü 350 kilo olan dev bal kabakları yetiştirdi. Kabakların güneşten etkilenmemesi için üzerini siyah branda ile kapatan Fazıl Uzak, bunları sadece merak ettiği için yetiştirdiğini söyledi. En büyüğü yaklaşık 350 kilo olan 14 kabakların tohumunun tanesini 100 dolardan getirttiğini belirten Uzak "Getirttiğim tohumları 2 ay önce buraya ektim. Her tohumdan bir kabak çıkması için diğer kabak çiçeklerini kestim. Büyüme süresinde toprağa sadece güvercin gübresi ile takviye yaptım. Tarlamda en küçüğü yaklaşık 150 kilo olan 14 kabak var. En büyüğü yaklaşık 350 kilo. Bu kiloya da 2 ayda ulaştı. Bu ay sonuna kadar da 400 kiloyu geçmesini bekliyorum" dedi. Tarlasındaki devasa kabakları vinç yardımıyla çıkartacağını ve dostlarında ikram edeceğini belirten Uzak, 500 kiloluk kabak yetiştirmeyi amaçladığını ekledi. Zafer TOKUŞ- Aziz GÜVENER-DHA
İsteyenler
şuraya tıklayarak haberi de görebilir ve hatta videosunu da izleyebilirler.
Geçen gün İstanbul'dan Eskişehir'e dönerken, bilenleriniz vardır otobüsümüz Sakarya Tuna Tan Dinlenme Tesislerinde mola verdi. Otobüsten inenleri hemen kapıda hoş bir sürpriz bekliyor: Devasa 3 adet kabak. Tahminimce bu kabaklar yukarıdaki haberdeki kabaklar. Tarladan vakti gelince koparılmış ve buraya sergiye getirilmiş.
Kabaklarla birlikte fotoğraf çektirmek isteyenler için bir platform yapılmış. Biz de herkes gibi sıraya girdik ve kabakların arasına oturup bir hatıra fotoğrafı çektirdik. Gece yarısı olduğu için pek iyi çıkmamış fotoğraf ama yine de kabaklar ve ben ayırt edilebiliyorum sanırım, ortadaki ben.
Benim gibi pek çok kişi kabakların plastik mi yoksa gerçek mi olduğunu anlamak için tırnakları ile test ettiğinden yüzeyleri çizik çizik. Sonuçta test ettim onayladım, gerçekmiş! Birisinin üzerinde 250, diğerininkinde 350 ve en büyük olanında da 500 Kg yazıyor. Vay anasına! Bir tanesinde 500 kg toplamda ise 1 tondan fazla kabak!
Tuna Tan tesisleri zaten kabağın her türlü yemeği ve tatlısıyla bilinir; çorbası, reçeli, baklavası, lokumu, tatlısı, çeşit çeşit. Herhalde buraya uğradıkça bu kabakları yiyeceğiz uzunca bir süre, kolay kolay bitmez ki mübarek...
Yukarıdaki haberde tarlada 350 Kg olduğunu söylemiş çiftçi. Anlaşılan dalından koparılana kadar birazcık daha büyümüş. Kabakların tohumuna 100 USD ödemişse bu kabaklardan elde edilecek tohumlar kabağın kendisinden elde edilecek çorbadan, tatlıdan, reçelden daha fazla kazandırır. Ben de 1-2 tohum alsam mı ne? Ama bu durumda benim hepi topu 9 metrekare olan KüçükBahçem'e başka hiç bir şey sığmaz...
08.10.13 @ Eskişehir, ÖY

8/27/2013 10:45:00 ÖÖ

babamonk
Henüz yorum yapılmamış
Bu sene de boş durmadık. Yine bir şeyler diktik KüçükBahçem'e.
Yine topluyoruz akşamları KüçükBahçem'den domatesi, biberi, patlıcanı...
 |
| Pembe domatesler |
 |
| Domates, biber ve patlıcan üçlüsü |
@Eskişehir, Ağustos 2013

7/19/2013 12:03:00 ÖS

Ömür YILDIZ
Henüz yorum yapılmamış
Az önce kule şeklindeki binanın üçüncü katındaki ofisimde bilgisayar başımda iken, dışarıdan her zamankinden değişik gürültüler gelmeye başladı. Pencereden dışarı bakınca
Eskişehir'in verimli tarım arazileri üzerine kurulmuş olan "Türkiye'nin En Çevreci Organize Sanayi Bölgesi"nde! fabrikaların arasında sıkışıp kalan bir tarlada ekin hasadı için gelen biçerdöveri gördüm.
Fotoğrafta da gördüğünüz gibi tozunu attıra attıra tarlanın bir ucundan diğer ucuna gidip gelmekte biçerdöver. Şu an ben bu satırları yazarken tarlanın yarısını biçti bile.
-=(O)=-
Bana gelince; biz eskiden (biz eskiden eskiden su içerdik testiden... he he araya espri sıkıştırayım dedim) neyse, biz eskiden iş yerimizin bahçesinde domates, biber, salatalık, kavun bile yetiştirirdik. (Bakınız --> İş yerimdeki KüçükBahçemiz, 2012 Yaz Sezonu)
Dikkatli takipçilerimin gözünden kaçmamıştır, o zamanlar
odamın manzarası farklıydı şimdi daha farklı. Sebebi diğer ofise geçmiş olmam. Burada zemine biraz uzak olduğum için saksıda bir şeyler yetiştiriyorum. Zaten yukarıdaki fotoğrafın ön planında biberi, benjamini ve paşa kılıcını görüyorsunuzdur.
Evde aylardır bir türlü sürgün vermeyen paşa kılıcı buraya gelince 15 günde coştu, yanından çıkan yavrusu neredeyse boyuna ulaştı. Bunu görünce evde ne kadar dallanıp budaklanamayan salon bitkim varsa alıp geldim. Burayı sevdiler keratalar, fotoğrafta görünmeyen bir kaç tane daha var böyle. Hatta bir de saksıda çeri domatesim var. O da çiçeklenmeye başladı. Ramazan bitene kadar domates ve biberler olur inşallah. Öğlenleri dalından biber, domates yeriz biz de...
19.07.13 @ Eskişehir-Kule'den bildiriyor.

7/12/2013 04:54:00 ÖS

babamonk
Henüz yorum yapılmamış
Küçükbahçe'mde 2013 sezonunu
15 Mayıs'da açmıştık. Geçen süre zarfında diktiğim fideler biraz büyüdü, şöyle ki:
 |
| Bahçenin genel durumu |
Yine bağladım fuarlardan aldığım rengarenk yaka kartı fularlarını ve bahçem yine çingene çadırına döndü.
Fotoğrafın sol üst köşesinde görünen şişe sinek yakalamak için bir tuzak. Yapımını şurada anlattım.
TIKLAYINIZ
 |
| İlk biberler |
Yukarıdaki fotoğraftakiler biberlerim aşağıdakiler pembe domateslerin ilk ürünleri. Ben daha fazla pembe domates diktiğimi sanıyordum ama sanırım yine bir karışıklık oldu, çünkü sandığımdan daha fazla çeri domatesi varken daha az pembe domates görünüyor bahçede. Aynı durum Jalepeno biberlerim için de geçerli. Halbuki ben bu sene bol acılı jalepeno yetiştirip bol bol turşusunu yapacaktım.
 |
| İlk domatesler |
Geride bıraktığımız 3 yılda, kopardığım her bir biberi, domatesi, salatalığı, patlıcanı türüne göre ayrı ayrı tartmıştım istatistik çıkartmak için. Bu sene tartmayacağım, tartınca bereketi kaçıyor :) Koparıp koparıp yiyeceğim.
12.07.13 @ Eskişehir
Esen kalın..

5/15/2013 04:31:00 ÖS

Ömür YILDIZ
1 yorum
KüçükBahçem'e ilk fidelerimi 2010 yılı
Haziran ayında dikmiştim.
Daha sonraki yıllarda da çoğunlukla kendim tohumdan yetiştirerek elde ettiğim fideleri diktim. Bu sene ise tohumla uğraşmadım. Çünkü Eskişehir'de tohumlardan fide elde etmek mevsim şartları nedeniyle kolay değil. Bir de buna göre bir düzenek, sera yapmak lazım. Onun yerine bu sene elimdeki tohumları Mayıslar'daki akrabalarımıza verdim. Onların yetiştirdiği fideleri aldım. Sakarya Vadisi'ndeki Mayıslar Köyü, mikro klima etkisi nedeniyle Eskişehir'e göre daha ılıman bir iklime sahip. Ayrıca oradakilerin işi zaten sebzecilik olduğu için işi bilen insanlar. Bu sene bu nedenle kendim uğraşmadım, hazır yetişmiş fideleri getirip diktim KüçükBahçem'e...
Önce bahçeyi çapaladım. Ardından da damlama sulama tesisatını yeniden yerleştirdim hepi topu 9 metrekarelik KüçükBahçem'e. Bu zor işte bizim ufaklıklar yardımcı olmasalardı n'apardım bilmem...
Standart olarak domates-biber-patlıcan üçlüsünden ortaya karışık bir düzenleme yaptım. Domateslerden oturak domates ve pembe domates ağırlıkta. Bir iki tane de çeri (sosyete, minik) domates var arada. Biberlerden ise çarliston (çarli de diyorlar), acı süs, kamber ve benim en çok sevdiğim jalepeno biberlerim var. Patlıcan ise tombullardan ve normal patlıcanlardan.
Bu sene hazır büyümüş fide dikmek suretiyle sezona 20-30 gün önceden girmiş oluyorum. Kendim tohumdan yetiştirmiş olsaydım bir ay kadar daha beklemem gerekecekti. Zaten Eskişehir'de yaz sezonu kısa sürüyor, hiç gereği yok vakit kaybetmenin. İnşallah hava sıcaklıkları aniden düşüş göstermez, hele hele Allah doludan korusun tüm çiftçileri...
Aşırı yağmurlar, ani soğuklar ve en kötüsü dolu yağışının bahçelere zararı olur ama hafif bir yağmur da fena olmaz hani. Hele bir de fideleri diktikten hemen sonra yağmışsa. Benim de KüçükBahçem'e can suyu oldu yağan yağmur.
Bakalım bu seneki hasılat ne kadar olacak KüçükBahçem'de? Gelişmeler yine burada...
...ilave 17 Mayıs 2013.....
Bu da damlama sisteminin çalıştığı bir andan enstantane...
ÖY 15.5.13 @ Eskişehir
güncelleme 20.5.13
Sayfamdaki yazılar kaynak gösterilerek ve bu sayfanın adresi verilerek kullanılabilir.
Sayfamda bazı yazılarımda bahsetmiş olduğum yöntemler kendi öğrendiklerimi, denediklerimi paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Yapılan denemelerin sonuçları da yine burada paylaşılmaktadır. Tarif edilenlerin yanlış/eksik uygulanması, yazı dizilerinin tamamının okunmaması, vb herhangi bir nedenden dolayı istenmeyen sonuçlar elde edilmesi, beklenen sonucun elde edilememesi ve/veya karşılaşılabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamayacağımı bilgilerinize sunarım.
Kaynak belirterek ya da belirtmeden kullandığım yazılarımdan dolayı herhangi bir rahatsızlık duyan, haksızlığa uğradığını düşünen beni haberdar ettiği zaman ilgili yazıyı yeniden gözden geçireceğimi, şikayetinde haklıysa yazıda gerekli düzeltmeyi ivedilikle yapacağımı taahhüt ederim.
-=(RaideR)=-